Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, devletinizin uygulamakta olduğu politikaların terörü besleyici/destekleyici bir çizgide şekillendiği, fikir-düşünce-özgürlük söylemlerinizden de öte fikrin ve düşüncenin özgürlüğü demek karşınızdaki medeniyetin inanç ve değerler sistemine saldırmak olduğunu eylemlerinizle desteklemekte ısrarcısınız, zannediyorum. Lafa gelince de “Avrupa bir medeniyetler beşiğidir.” dersiniz. Bu noktada medeniyetler beşiğinin neresi olduğunu yeniden hatırlatmamız icap eder, zannediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin Kurucusu Anafartalar Komutanı Gazi Mareşal Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenlerimize hitaben şu ifadelerine dikkat çekmek isterim. Atatürk der ki: “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller…““Avrupa bir medeniyetler beşiğidir.” diyorsanız inançlara saygı duymayı öğrenin!” yazısını okumaya devam et

Türkiye’nin Yakın Dönemde Millî Güvenliğine Tehtid Oluşturabilecek Unsurlar

Türkiye olarak, hem bölgesel hem de küresel stratejiler ışığında oldukça derin meselelerin içine çekilmeye çalışılıyor ve memleket dahilinde de hem psikolojik savaşın olumsuz sonuçlarıyla yüzleşiyor hem de örtülü faaliyetlerin karşısında kontra faaliyetler geliştirmeye/oluşturmaya/uygulamaya, düşmanın tuzaklarını bozmaya çabalıyoruz. Oldukça zorlu sınavlardan geçtiğimiz, bir taraftan pandemi ile çebelleştiğimiz/boğuştuğumuz yeni ve kurgusal bir dönemin içerisindeyiz. Atalarımızın kahramanlık destanlıklarıyla bizlere armağan ettiği, uğruna dökmüş oldukları asil kanlarıyla mühürledikleri ülkemizi, leke sürülemez bir Tarihe yakışır bir anlayış çerçevesinde yakın dönemde hangi Millî Güvenlik Tehtidleri bekliyor olabilir, memleketim için düşündüm, analiz…“Türkiye’nin Yakın Dönemde Millî Güvenliğine Tehtid Oluşturabilecek Unsurlar” yazısını okumaya devam et

Türkiye kimsenin piyon devleti değildir!

1- Dünyanın kalbi Avrasya’da atmaktadır. Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Türkiye, jeopolitik olarak dünyanın kalbidir. Kalbi olmayan bir yapının yaşama mücadelesini sürdürebilmesi ve vücuda -dünyaya- kan pompalaması mümkün değildir. Sağlıklı düşünebilmeniz için bizim yaptığımız bu faaliyete ihtiyacınız vardır ki beyninize kan gitsin. Yani net söyleyelim: Türkiye kimsenin piyon devleti değildir! Sizi yaşatan devlet biziz. 2- Söz konusu denge siyaseti ve satranç olduğunda, Türkiye’yi piyon olarak görenlerin unuttuğu gerçek, Türkiye’nin bu oyunda Şah olduğudur. Her satrançta altın kuraldır: Tüm taşların görevi, Şah’ı korumaktır. Eğer bu vazifeyi…“Türkiye kimsenin piyon devleti değildir!” yazısını okumaya devam et

Doğu Akdeniz ve Türkiye-Yunanistan gerilimi

İlgili habere göre: “Dışişleri Bakanı Cavuşoğlu, İsviçre’nin Doğu Akdeniz’de Türkiye-Yunanistan gerilimi için arabulucu rolü üstlenmeyi teklif ettiğini, Türkiye’nin de bu çağrıyı prensipte kabul edilebilir bulduğunu açıkladı.” deniyor. Daha bunların işgal projelerinin menşeini dün yazdım hatırlarsanız. Bunların fikir enstitüleri İşviçre menşeilidir dedim. Yeni dönemde bizimle masaya oturmaya karar vermişler anlaşılan. -Sahada alt edemediğinizi anlaşmak üzere elbette masaya davet edersiniz. Bu gayet makbuldür- Biz de bunu kabul edilebilir karşılamışız. Ancak bizim sahada gösterdiğimiz gücü masada kırabileceğini zannedenler, yine büyük bir yanılgı içerisindedir. -Bu güçten kasıt, kısa bir…“Doğu Akdeniz ve Türkiye-Yunanistan gerilimi” yazısını okumaya devam et

COVID-19 nasıl biter?

Analiz. Covid-19 Nasıl Biter?Parayı elektronik ortama taşımak isteyen sisteme; bu sayede büyüyen kan emicilere reaksiyon gösterirseniz ve elektrikleri keserseniz, onların fişlerini çekmiş olursunuz. Karşı atak olarak ülkelerde iç isyanlar çıkartılabilir. Hükümetlere korku pompalayacaklardır. Asayişi sağlayabilir ve karanlığın sonunun aydınlık olduğuna inandırabilirseniz tüm halkı; karanlıktan aydınlık doğar. ☀️.İddia ediyorum: Ulus devletler ortak bir kararla eşgüdümlü olarak elektrikleri kessin, bu dönemde isyan ihtimallerine karşı asayişi sağlasınlar, 1 hafta içinde COVID-19 salgını biter. – Ömer MEMOĞLU

DERS KİTAPLARI İLE SEÇMEN OLUŞTURMAK

1. sınıfa başlayan her çocuk, 11 sene kurumlarımızda yapılandırıldıktan sonra 18 yaşına gelerek seçmen olmaktadır. Yani her seçimde oy kullanma yaşına gelenler 11 sene önce bu ülkenin eğitim kurumlarında yapılandırılmaya başlanmıştır. Siyasi partilerin savunduğu bazı değerler vardır ve o değerlerin karşısına yerleştirilen bazı değerler vardır. Örneğin AKPARTİ iktidarına ağırlıklı olarak Osmanlı İmparatorluğu’na sadakatle bağlı olan seçmen tipi oy verirken Atatürk’çüler genellikle vermemektedir. Bunun bir eğitim/öğretimde seçmen savaşına dönüştüğü gerçeğini sizlere anlatacağım. Eğer ben AKPARTİ’nin 11 sene sonraki seçmen analizini gerçekleştiriyorsam öncelikli olarak Atatürkçü düşünceyi ders…“DERS KİTAPLARI İLE SEÇMEN OLUŞTURMAK” yazısını okumaya devam et

Vahşetin Habercisi şiir kitabım

Vahşetin Habercisi1. Baskı – 22.07.2020 Yeni bir heyecan, yeni bir soluk, yeni bir umut davası, yeni bir aydınlık mücadelesi… Bu mücadelemde yanımda olan o eşsiz ruhların sahiplerine teşekkür etmem gerek. Kitabımın editörlüğünü üstlenen ve son okumasını gerçekleştiren, ellerinde hakikat olan kadına… Tuğçe Meç’e… Kitabımın kapak tasarımına son dokunuşları ile hayat veren Muammer Kökçü’ye ve daima imdadıma koşan Doğucan Kardaş’a… Kitabımın dizgisini gerçekleştiren Zeynel Engin’e sonsuz teşekkürler. Şiir türündeki ilk eserim “Vahşetin Habercisi” Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık ile sizlerle birlikte. (Tanıtım Bülteninden) EN GÜZEL AŞKI TATMADIM HENÜZ…“Vahşetin Habercisi şiir kitabım” yazısını okumaya devam et

Okyanus ötesi projelerle Türk’ün bağımsızlık karakteristiğine saldırıda bulunan CIA-Tavistock uzantılarının; peygamber ocağımız olan Şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimize, memleketimizin akademik kadrolarına, açıkça memleketimizin tüm kurumlarına sızdığı, devletimizin içinde paralel bir yapılanma kurdukları; bu milletin silahı, bu milletin şerefli üniforması, bu milletin savaş uçakları ile milletimize saldırdıkları hain bir darbe girişiminin geri püskürtülmesinden; onurlu bir demokrasi zaferinden, 15 Temmuz’dan bahsediyorum. Bugün bu onurlu mücadelenin 4. yılı… Milletimizin yüreğindeki iman, kalbindeki vatan sevdası, asırlardır DNA’sına işlemiş olan bağımsızlık karakteristiği ve zalime teslim olmaktansa “kaybedeceksek savaşarak kaybedelim” mottosuna olan…“HAİNİ BOĞMAK TÜRK’ÜN LİTERATÜRÜNDE DÜĞÜNDÜR!” yazısını okumaya devam et

İstanbul Üniversitesi’ne AUZEF Kapsamında Psikoloji Bölümü Açılması Hk.

21. yüzyıl bilimde tek disiplinin yetersiz kaldığı ve multidisipliner anlayışla hareket edilmesi gereken, tüm alanların hassasiyetle birbiriyle yakından ilişki içerisinde bulunduğu bir dönüşüme ev sahipliği yapmaktadır. Mesela online eğitim sürecinden bir “yeni medyacı” olarak benim bahsetmem en doğal hakkımken bir eğitim bilimcisinin de bahsetmesi en doğal hakkıdır. Aynı zamanda sürecin bireyler üzerindeki psikolojik etkisi ve bireysel olarak eğitim süreçlerine, başarı durumlarına yansıması gibi veyahut sosyolojik olarak reaksiyonları, toplumsal karakteristikleri de göz ardı edilmemelidir. Yani meseleyi incelerken bir alan değil, birçok alan işbirliği içerisinde çalışmalıdır. Psikolog…“İstanbul Üniversitesi’ne AUZEF Kapsamında Psikoloji Bölümü Açılması Hk.” yazısını okumaya devam et