DEMOKRASİ REZALETİ

Kategoriler Analiz/Strateji Yazıları0 yorum

Haksızlığa karşı sessiz kalıyorsanız, size yapıldığında da insanlığa ses çıkarın demeye yüzünüz olmamalıdır.

ABD Kongresi seçimi kazandığı iddia edilen Biden’ı resmi olarak onaylamak için toplandığı gün tarihinde görülmemiş bir protestoya ev sahipliği yaptı. Yaşanan parlemento baskınında 4 kişi hayatını kaybetti. Silahla başından vurulan ve can çekişerek ölen bir kadının videosu sosyal medya platformlarında yayınlandı. Yaşanan elim olay kapsamında ABD Başkanı D. Trump, 88 milyon takipçisi olan Twitter platformundan “eve dönün” çağrısı yaptı. Ancak olayın ardından Twitter ve Facebook seçim döneminde de ifadelerine etiketler yapıştırdığı 45. Dönem ABD Başkanının hesaplarını kilitlediğini açıkladı. Bunun neresi ifade ve fikir özgürlüğüdür? Koskaca ABD Başkanının dünyanın gözü önünde susturulmasını neden tüm dünya sessizlikle izlemektedir? Twitter ya da Facebook, ABD halkının hür iradesinden daha mı üstündür de Trump’ı sessizlikle cezalandırmaktadır? Trump’ın susturulması, ABD’nin susturulması demek değil midir?

Her fırsatta Türkiye’ye demokrasi ve insan hakları dersi veren ABD’nin, yaşanan olaylar karşısında seçim sonuçlarını yeniden kontrol etmesini engelleyen güç, ABD ve ABD’nin demokrasisinden daha mı büyüktür?

Benzer bir durum yaşanan Türkiye İstanbul Belediyesi seçimlerinde Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu arasında yaşanan seçim krizinde, Türkiye’de seçim tekrarlanmış ve İmamoğlu seçimleri kazanmıştır. Türkiye mi yoksa ABD mi daha demokratiktir?

Son peygamber Hz. Muhammed’in güzel bir sözü vardır: “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!” der. Mesele Trump ya da Biden meselesi değil. Mesele, düşünce, adalet, ifade özgürlüğü, seçmenin doğal hakkı olan protesto hakkı ve demokrasinin seffaflığına vurulan esaret meselesidir. Tüm dünyanın ve ABD’nin de yaşanan rezilliği sessizlikle izlemesi inanılacak gibi değildir.

Twitter ve Facebook -ulus ötesi şirketler olarak nitelendiriyorum- ABD’nin seçilmiş başkanına yargı dağıtacak ve hüküm verecek kadar güçlenmişse, devletlerin boynuna boyunduruğu geçirmiş demektir. Sıradaki savaş ulus-devletler ve ulus ötesi şirketler arasında mı geçecektir?

Ömer MEMOĞLU / 8 Ocak 2021 tarihli analizi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir