YENİ SOĞUK SAVAŞ KONSEPTİNDE ÜST AKLA İNSANLIĞIN GÖZÜNDEN TAVSİYELER

Kategoriler Analiz/Strateji Yazıları0 yorum

Dünyanın içerisinde bulunduğu karanlığın hesabını sormak, soluk alıp veren her canlının hakkıdır. İnsan isek bu dünyada hepbirlikte yaşıyoruz. Bunun eliti, fakiri, zengini, bilgini, cumhuriyetçisi, demokratı diye bir ayrımı olmaz, olmamalıdır.

Sistemin şekillendirdiği gibi düşünmeyen, sistemi sorgulayan ve hakkı tutan insanlara sansür uygulamak, onları görünmez kılmak, medyayı haber hürriyeti anlayışından tasfiye ederek, yalnızca algı yönetimi faaliyetleri gerçekleştirerek; sistem gibi düşünen ya da ülkeleri kolayca manipüle edebileceğiniz farklı kutuplara ayırmak suretiyle ülkeleri kontrol etme satrancınızdan sıkıldık.

Bunun yerine diyalog kurmak, uluslar arası ilişkiler ve diplomasiye kulak vermek ve yazılan, paylaşılan fikirlerin içerisinde haklılık payı bulunan hususları kâle almak ve bu yanlışlıkları düzeltmek için adım atmak kralı kral yapar.

Krallar zulmediyorsa; fikirlere sansür uygulanıyor, gerçekler saklanıyor ve diktacı bir anlayışı benimsenerek ABD’de seçilmiş bir başkana bile sosyal medyalarını kapatarak ceza kesiliyorsa ben burada sessiz kalmam (sessiz kalan da boynuna ilmiği geçirtsin, ben ne yapayım?).

Daha önce belirttiğim gibi mesele Trump, Biden meselesi değil. Fikir ve düşünce hürriyetini bugün ABD’de seçilmiş bir başkan üzerinden ciğneyen akıl, yarın bize neler yapmaz diyeceğim de hâlihazırda ben zaten görünmez adamım. 🙂 Esir kampında değiliz, ama gördüğümüz muamele farksız. Doğruları yazıyor, hak ve adil olanı haykırıyor ve insanlara el uzatıyorsanız, sesinizi kesiyorlar.

Kimse kusura bakmasın, ben hürriyetimi teslim etmem. Gerçekleri arayan, dünyayı iyileştirmeye çalışan ve doğruları yazan insanları sansüre uğratmak, itibarsızlaştırmak, kontrol ettiğiniz kurum ve kuruluşlardan tasfiye etmek dünyaya liderlik eden güce yakışmıyor. Böyle lider olunmaz.

Gerçek lider; krizler karşısında çözüm arayan, insanların düşünceleri yüzünden onları sistemden ekarte etmek yerine onu kendi doğrusuna ikna edebilme kabiliyetine sahip olan kişiye/yapıya denir.

Sansüre uğratacağınıza; beni, sizin doğru olduğunuza ikna etmek için algoritmalarınızı kullanabilirsiniz.

2019 Aralık ayında Çin Wuhan’da görülen küresel salgın Ocak 2021 olmasına rağmen hâlâ kontrol altına alınamamıştır. Hatta mutasyon safsatasıyla insanlık aşılara karşı korku inşa edilerek ikna edilmeye çalışılmaktadır.

Dünyayı yöneten güçler, COVID-19’un cezasını kesmediği gibi, biyolojik silahlar üreten ve devletlerin biyolojik silah programlarının COVID-19’dan hemen önce yol geçen hanına döndüğünü, akademik casusluklarla birbirlerinden çalındığını benden daha iyi biliyor ama WHO denen kurum sessiz.

Sosyal medyalarınızda komplo teorisi diye etiketler yapıştıracağınıza, önce dünyayı bu hâle getiren nedenin cezasını kesin (yapan siz değilseniz tabii.). Bilhassa gerçekleri gizlediniz, gerçekleri arayan insanları sansüre uğrattınız, gerçek paylaşımlara komplo teorisi yaftası yapıştırdınız, dünyanın gözü önünde ABD’nin seçilmiş başkanının sosyal medya hesaplarını kapattınız, Orta-Doğu’ya savaştan başka birşey götürmediğiniz gibi göç etmek zorunda kalan masum insanlara da sırt çevirdiniz.

Ülkesini ve milletini seven, onun yolunda mücadele eden insanlara etmediğinizi bırakmadınız. Ülkelerle ilişki kurun, onların gelişmesine önayak olun, onları cezalandıracağınıza çalışmalarına destek verin.

Şimdi de karşımıza geçmiş, seçiminizi yapın, bizim şartımız koşulsuz-şartsız baş eğmek diyorsunuz (WhatsApp+Facebook) Kimse kusura bakmasın. Bizim seçiminiz belli. Biz baş eğmeyiz (Türk milleti).

Bana gelince, ben asla taraf değil, bilhassa insan olan kimseye de düşman değilim. Olduğum taraf insanlığa düşmansa, hemen safımı doğru olan safla değişirim (haksızlığı tanımam). Yani sizi seçmiyoruz. O yüzden “Telegram ve BİP” diyoruz.

Çünkü bu karanlık düzenden Aylan bebeğin hesabını sormaya sözümüz var.

Çünkü “Sizi Allah’a şikayet edeceğim!” diyen Suriyeli miniği unutmadık; kulağı sağır olanlardan olmadık.

Eğer yazılarımızda haklılık payı buluyorsanız, şimdi doğru olanı yapın; sansürleri kaldırın, insanları kutuplaştırmayın, savaşları ve Orta-Doğu’daki vahşeti durdurun, COVID-19’un biyolojik silah olarak üretildiğini açıklayın, gerekiyorsa politikalarınız kapsamında insanlıktan özür dileyin. Evet özür dilemek kralı tahtından indirmez benim gözümde; bilhassa özür diyebilecek kadar erdemli olana ve düzeltmek için çabalayana daima inancım artar.

Tek kutuplu dünya devam etsin mi istiyorsunuz? Daha fazla kan ve gözyaşı için mi? Durun artık.

Biz; hâlâ manipüle edemediğiniz, zihnini işgal edemediğiniz, doğruları görebilen ve gönül gözü daima açık olan bin atlı akınların sesi. / ÖMER MEMOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir